16 Şubat 2011 Çarşamba

Bandıra bandıra ye beni




Biz karı koca pek çay içmediğimiz için, evdeki çay bardaklarının durumu da pek önemsemeyiz. Çeşitli zamanlarda alınmış farklı boylardaki çay bardakları zamanla kırıldıkları için, eve çay içmek isteyen altı kişi geldiğinde; elimde Ajda, Sibel Can, Küçük Ceylan, Bülent Ersoy ve farklı farklı kupalardan oluşan bir tepsi ile girerim salona. Aslında bu durum misafirlerin de hoşuna gider.Herkes hemen en sevdiği bardağı almak için çaya uzanır.

Ajda’yı Paşabahçe çıkardığından beri biliyoruz. Sonra bizim semt pazarında gezerken bir gün Sibel Can bardaklarıyla tanıştım. Onların yanında minicik kalan eski tip bardaklara Küçük Ceylan adını verdim. Daha büyük ve yuvarlak hatsız olanlarına da Bülent Ersoy.

Ntv Yayınları’ndan ‘Gündelik Hayata Dair 104 Garip Bilimsel Gerçek: Bisküviyi Çaya Yatay Bandırın” adlı bir kitap yayımlanmış.
Bilimsel gerçekler şu başlıklar altında toplanmış: Ofis hayatı, yolda, dışarı çıktığımız geceler, boş zamanlar, daha iyi bir aşk hayatı, sağlıklı bir vücut, evin içi ve dışı, yiyecek ve içecekler, spor, alışveriş, ağrı ve diğer rahatsızlıklar, travmalar ve diğer kategoriler. Bu gerçeklerin hepsi pek ilginç. Her biri hakkında uzun bir yazı yazılabilir.

Ben hemen kitabın adına da konu olan 65. maddesini açtım: ‘Bisküviyi çaya dikey değil, yatay bandırın.’

Bunu herkes bilir. Bisküviyi çay bardağına daldırıp, fazlaca tutarsanız, çayınızın bitimine doğru içinde bisküvi parçaları yüzmeye başlar. Başlangıçta tavşan kanı olan çayınız –bu da ne kabul edilemez bir deyim- iyice bulanıklaşır. ‘Yok ben daldırırım ama bisküviyi içinde fazla tutmam, çayıma da hiçbir şey olmaz’ diyenleri duyar gibiyim. Ama itiraf edin onu yaparken de ya ‘hüüp’ diye düşmek üzere duran yumuşamış bisküvi parçasını içinize çeker ve rezil olursunuz ya da onu doğrudan yere düşürürsünüz.

Efendim, Bristol Üniversitesi’nden İngiliz fizikçi Len Fisher ‘bandırma konusu’na bilimsel açıdan yaklaşmaya kara veriyor ve önce bisküviyi mikroskobun altına yatırıyor falan filan. Ve sonunda ortaya çıkıyor ki bisküviyi yatay olarak yatırmak ve tamamının ıslanmamasını sağlamak onu çayın içinde eritmekten kurtarıyor.

Bir defa yatay değince sanmayın ki bisküviyi dar kenarından çaya batıracaksınız. Onu bir sal gibi çayınızı üzerinde yüzdürmeniz gerekiyor. Böylece bisküvinin alta yarısı çayı emerken, üst yarısı ıslanmıyor bile. Tabii çay meraklısı İngilizlerin çay bardakları kocaman, onlar istedikleri gibi bandırabilirler bisküvilerini.

Sorarım size; biz o ince belli, geniş kalçalı ya da yuvarlak hatsız çay bardaklarımızdan hangisinde yüzdürebiliriz bu bisküvi salını?



Gündelik Hayata Dair 104 Garip Bilimsel Gerçek
Bisküviyi Çaya Yatay Bandırın
Yazan:Rik Kuiper-Tonie Mudde
NTV Yayınları

1 yorum:

  1. bardaklara verilen isimelre bayıldım :)))

    YanıtlaSil